Haftalık Bağımsız Gazete 15 Aralık 2018

Kışa hazır mısınız?

Kış nasıl geçecek? Kar yağacak mı? Prof. Dr. Orhan Şen ile İstanbulları nasıl bir kış mevsiminin beklediğini konuştuk

Kışa hazır mısınız?
Erhan DEMİRTAŞ

Yaz bitti, sonbahara da bu hafta itibariyle veda ettik. Peki, bu kış nasıl geçecek? Kar yağacak mı? Sel olacak mı? İstanbulları nasıl bir kış bekliyor? İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Şen ile havaların notunu tuttuk.

Siz sosyal medyayı da aktif bir şekilde kullanıyorsunuz. Güncel hava tahminlerinde bulunuyorsunuz. Sizce en güvenilir kaynak hangisidir hava tahmini için?

Mevsimsel tahminler 3’er aylık olarak yapılır ama gerçekleşme olasılığı 3 günlük tahminlere göre daha zayıftır. Bunun nedeni atmosferdeki olayların çok fazla etkene bağlı olmasıdır. Bu etkenlerden biri ya da birkaçı değiştiğinde tahmininizin yüzdesi azalır. Mevsimsel tahminlerde ölçülmüş meteorolojik değerlerden nümerik (sayısal) modeller kurulur ve büyük bilgisayarlarda bu programlar çalıştırılır. Bu şekilde bu parametrelerin ileriki günlerde ve aylarda değişimi bulunmaya çalışılır. Atmosferdeki günlük-aylık-mevsimsel değişimlerde rol oynayan etken meteorolojik olaylar vardır. Bunlara örnek, El Nino-La Nina-Kuzey Atlantik salınımları gibi. Bu olaylar atmosferdeki meteorolojik sistemlerin gidiş yollarını tayin ederler. Tüm bu değişkenlerin aylar içerisindeki değişimini tahmin etmek kolay değildir. Çalıştırılan bu modeller ancak genel anlamda bir fikir verir. Bu model sonuçları konunun uzmanları tarafından yorumlanarak tahminler yapılır. Yani şu sorularınıza cevap bulmanız zor: ‘İstanbul’da kar hangi tarihte başlayacak, kaç gün yağacak? Sıcaklık -10 C olur mu? gibi. Ama şu sorulara cevap bulabilirsiniz: ‘Bu sene Marmara’da kış nasıl geçer, Anadolu’da nasıl olur?’

ISI ADALARI YAĞIŞLARI ETKİLEYECEK

O zaman soralım: Bu yıl bizi nasıl bir kış mevsimi bekliyor?

Ekim 2018 ölçüm verilerinin kullanıldığı sayısal model sonuçlarına göre: 2018 Aralık ayı ile 2019 yılı Ocak ve Şubat aylarında hava sıcaklığının; yurdun kuzeydoğu kesimlerinde mevsim normallerinin 1 ila 2 derece üzerinde, diğer bölgelerde ise mevsim normallerinin 0,5 ila 1 derece üzerinde seyredeceği öngörülüyor.

Türkiye genelinde aralık ayında ortalama değerlerde yağış görünüyor. Ocak-şubat-mart aylarında ise ortalamanın biraz üzerinde, Nisan-Mayıs 2019’da ise yağışların ortalamanın altında kalması öngörülmekte. Yağışların, yurdun batı kesimlerinde mevsim normalleri civarında diğer yerlerde ise mevsim normallerinin biraz üzerinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Şehirlerin dışında kırsal alanda kar yağışının biraz fazla olacağını anlıyoruz.

İstanbul’da kar görecek miyiz?

Büyük şehirlerde ‘ısı adası’ etkisinden dolayı fazla kar yağışı beklememek gerek. Bu sene Anadolu’ya kış erken gelecek. Anadolu’da ocak ayından itibaren kar yağışı fazlalaşır. Türkiye normal bir kış geçirecek fakat Marmara’nın doğusu ila Batı Karadeniz Bölgesinde kar yağışının bu kış fazla olacağı anlaşılıyor. Türkiye genelinde kar, mevsim ortalaması civarında yağacak. Batıdan doğuya kadar tüm Türkiye kar yağışından nasibini alacak. Ancak şöyle bir durum dikkati çekiyor; özellikle doğuda sıcaklıklar biraz yüksek görülüyor. Aşırı dondurucu soğuklar olmayacak gibi görünüyor. Bu, kar yağışının fazla olması demektir çünkü kışın sıcaklık çok düşük olmaz ise kar çok yağar.

“DÜNYA 1,5 DERECE ISINDI”

Küresel iklim değişikliği çokça tartışılıyor. Özellikle yağmur, sel ve fırtına ya da dolu olduğunda. İstanbul küresel iklim değişikliğinden nasıl etkileniyor?

Kirlenmenin düzeyini, özellikle, tüketim anlayışı belirler. Eğer tüketim anlayışı, ‘ekonomik mallardan ölçülü yararlanma’ diye tanımlanırsa, doğanın kirlenme düzeyi yüksek olmaz. Tüketim, ‘harcamak, israf etmek, bitirmek’ şeklini alırsa doğa çok kirlenir. Tüketim bir araç olmaktan çıkar, bir amaç olursa, bir bağımlılığa dönüşürse, kirlenme doğanın yıkımına neden olur. Tutkuya dönüşen tüketim, doğayı kirleten en önemli kaynak olan endüstriyel üretim kurumlarının büyümesine neden oldu. Büyüyen endüstriyel kurumlar, atıkları ile doğayı sürekli kirletiyorlar. Endüstriyel atıkların bir grubunu, bacalardan çıkan, karbon dioksit, metan gibi gazlar oluşturuyor. Atmosferi kirleten bu gazlar sera gazları diye adlandırılır. Sera gazları küresel ısınmaya dolayısıyla iklim değişimine neden olurlar. Türkiye’de iklim değişikliğine bağlı meteorolojik karakterli doğal afetlerin artış göstermektedir. Bu afetler aşırı yağış, şiddetli fırtınalar ve yüksek sıcaklıklardır.

İstanbul’daki mega projeler, kentsel dönüşüm ve diğer inşaat faaliyetleri sizce iklim şartlarına uygun şekilde mi dizayn ediliyor?

Ülkemiz, iklim değişiminden olumsuz etkilenen ve etkilenecek olan coğrafyadadır. Şehirlerde alt yapı ve imar projelerinin artan doğal afetleri göz önüne alarak güncel şekilde düzenlenmesi gereklidir. Sadece afetler beklenip kriz yönetimi uygulanmamalı; afet öncesinde sürekli olarak zarar azaltma ve hazırlık çalışmaları ile risk yönetimine ağırlık verilmelidir.

“KURAKLIK ÖNEMLİ DOĞAL AFET SINIFINDA”

Prof. Dr. Orhan Şen şu önerilerde bulunuyor:

•Öncelikle doğru arazi kullanımı ve yerleşim yerlerinin seçimi için bölgenin tüm tehlikelere göre risk analizleri yapılmalı. Riskli yerlere yerleşilmemesi veya binaların zemine uygun bir şekilde inşa edilmesi sağlanmalıdır.

•Akarsuların kesitlerini daraltan her şeye zamanında müdahale edilebilmelidir. Özellikle dere yataklarının mutlak koruma mesafeleri 100 ila 500 yıllık yağış verilerine göre hesaplanmalıdır.

• Islah çalışmaları yapılan alanlarda kesinlikle imara izin verilmemeli, dere yataklarındaki mevcut yapılaşmalar ise güvenli bölgelere taşınmalıdır.

•Öncelikle, şehirlerdeki alt yapı hatları, iklim değişikliklerine göre yapılandırılmalıdır. Şiddetli ve aniden bastıran yağışlar ve hemen sonrasında oluşan taşkınlar şehir sellerini oluşturmakta ve alt yapı boru hatlarının çatlaması, patlaması sonucunda toksik atık sahalarının taşması ve yer seviyesinde muhafaza edilen kimyasalların serbest kalması zehirlenmelere yol açabilmektedir.

•Artan rüzgâr hızları göz önüne alınarak binalarda “Çatı İmar Yönetmenliklerinin” değiştirilmesi gerekir. Artan rüzgar yükleri çatıları uçurmakta can ve mal kayıplarına neden olmaktadır.

•Özellikle oto yolların meskun mahal yakınlarındaki bölümlerinde kış aylarında bacadan çıkan kömür tozlarının sis ve yağış ile birlikte kayganlaştırıcı tehlikesini sürücülere uyarılarının yapılması gereklidir.

•Özellikle kış ve bahar aylarında viyadük, kazıklı yol ve köprüler daha önce donacağından bu yollara buz çözücüler konulmalıdır.

•Türkiye’de iklim değişiminden dolayı kuraklık önemli doğal afet sınıfına girmiştir. Hem içme suyu hem de tarımsal açıdan suyu korumak ve biriktirmek önemlidir. Bu nedenle su toplama baraj havzalarında yapılaşmaya son verilmelidir. Yağmur suları pis su atık kanallarından ayrı borularla toplanıp kullanma suyu olarak servis edilmelidir.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.