Haftalık Bağımsız Gazete 16 Kasım 2019

“Kar yağışlarının sıklığı azalıyor”

Prof. Dr. Murat Türkeş, küresel iklim değişikliği nedeniyle soğuk hava sistemlerinde bile kar olarak başlayan yağışların özellikle kentlerde yere düşmeden eriyerek sıvı yağışlara dönüştüğünü vurguluyor

“Kar yağışlarının sıklığı azalıyor”
Erhan DEMİRTAŞ

İstanbul için yağmur uyarısı!”, “Sıcaklıklar 10 derece düşüyor”, “Bu kış donacağız”... İstanbullular hemen hemen her gün bu ve buna benzer haber başlıklarıyla karşılaşıyor. İklim ve hava durumuyla ilgili haberlerin korkunç bir senaryo gibi sunulmasının sebebi ise İstanbul trafiğinin ve altyapısının ani hava değişimlerine hazırlıklı olmaması. Bazı bilim insanları ve izleme merkezleri ise aylık ya da 3 aylık tahminlerde bulunarak bilgilendirme çalışmaları yapıyor. Peki bu kış nasıl geçecek? İstanbul yeterli şekilde yağış alacak mı? Geçen yıl sadece bir gün yağan ve saatler içinde eriyen kar yağışı bu yıl gerçekleşecek mi? Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği-Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş ile konuştuk. Türkeş, üç günlük hava öngörülerinin tutarlılığı en yüksek olan tahminler olduğunun altını çiziyor ve ekliyor: “İstanbul’da ve Türkiye’nin pek çok yerinde kar yağışlarının sıklığı, tutma ve yerde kalma süresi hızla azalıyor.”

Öncelikle birçok insanın yanıtını merak ettiği sorudan başlayalım. Hava tahmini ve mevsimlik tahminler nasıl yapılıyor?

Hava tahmincileri, sayısal hava öngörüsü ürünlerine ve kendi deneyimlerine dayanarak, gelecek birkaç günün hava durumunu belirleyecek olan etmenleri sistematik olarak inceler. Alçak ve yüksek basınç merkezleri, bu basınç merkezlerinin konumu ve hareket yönleri, hızları, soğuk ve sıcak cepheler, bulut ve yağış alanları, rüzgâr yönü ve hızı, basınçtaki değişim, sıcaklık ve nem koşulları, atmosferik süreçler ve değişkenler sürekli olarak izlenir ve değerlendirilir. Örneğin, derin bir orta alçak basınç merkezinin yaklaşması, yağış oluşabileceğinin ya da rüzgârın sertleşeceğinin ve fırtınaya dönüşebileceğinin bir göstergesi olarak kabul edilir. Tersine, bir yüksek basınç merkezinin bir yerde bir ya da birkaç hafta kalma eğiliminde olması, çoğu zaman orada yağışsız, sakin ve kararlı hava koşullarının egemen olabileceği öngörüsüne temel oluşturur. Ancak, kısa vadeli hava öngörülerinin doğruluğu bile, beş günden sonra azalır, üç günlük hava öngörüleri tutarlılığı en yüksek olanlardır.

“YERE DÜŞMEDEN ERİYOR”

Geçtiğimiz kış İstanbul’da neredeyse hiç kar yağmadı. Bu kış kar görmek mümkün olacak mı?

Küresel iklim değişikliği, özellikle yüzey ve alt atmosfer hava sıcaklıklarındaki çoğu yerde belirgin ve istatistiksel açıdan anlamlı artışlar yüzünden, soğuk hava sistemlerinde bile kar olarak başlayan yağışlar, çoğu kez -özellikle kentlerde, kentlerin çevrelerinde yere düşmeden eriyerek sıvı yağışlara dönüşüyor. Yeryüzüne kar olan düşen yağışlarsa, bundan 30-40  yıl öncesinde olduğu kadar yeryüzünde kalamıyor ve hızlı eriyor. Kısaca çok özel atmosferik ve meteorolojik koşullarda olabilecek etkili kar yağışları dışında, bundan sonra İstanbul’da ve Türkiye’nin pek çok yerinde ya da şehrinde kar yağışlarının sıklığı, tutma ve yerde kalma süresi hızla azalıyor.

Yağışlı bir kış mı geçireceğiz yoksa bizi kurak bir mevsim mi bekliyor?

Önümüzdeki kış aylarında, Türkiye’de ya da İstanbul yöresinde havanın nasıl olacağını öngörmek, bugünkü koşullarda kolay değil ve ne yazık ki henüz bunun yüksek tutarlıkta doğru bir yanıtı da yok. Bu yüzden bu sorunuza ilişkin yanıtlar, ancak mevsimlik model öngörülerinden yararlanılarak “belirli güven sınırları içinde olasılıksal olarak” verilebilir. Örneğin, bir iklim merkezinin mevsimlik öngörülerine göre, Aralık-Ocak-Şubat 2020 kış mevsimi için Ekim 2019’da yayımlanan çoklu model olasılıksal yağış öngörülerine göre, Trakya ve İstanbul yörelerinde yüzde 45 olasılıkla yağışlar normalin altında gerçekleşebilecek. Aynı merkezin mevsimlik model kestirimlerine göre hava sıcaklıklarındaysa önemli bir değişiklik beklenmediği söylenebilir.

İSTANBUL’UN SUYU YETER Mİ?

İSKİ’nin açıkladığı verilere göre İstanbul’daki barajların doluluk oranı yüzde 42. Sizce bu oran düşük mü?

Bu doluluk oranı yağışlı mevsime girerken sorun yaratmayabilir. Ancak mevsimlik öngörüler tutar ve kuraklık gerçekleşirse bu doluluk oranı artı kuraklık birlikte, kış sonunda ve sonraki ilkbahar ve yaz mevsimlerinde İstanbul ve yöresi için, yeterli günlük içme ve kullanma suyu sağlanması açısından önemli bir sorun oluşturabilir.

Kışın bile havanın bir gün sıcak, bir gün çok soğuk olduğunu hissediyoruz. İstanbul’da neden ani değişimler yaşıyoruz?

Başta fosil yakıtların yakılması, ormansızlaştırma, sanayi süreçleri... İklim değişikliği, sadece yağış ve sıcaklık gibi iklim öğelerinin ortalamalarındaki artış ya da azalış eğilimleri şeklinde ortaya çıkmaz.

Dünyanın herhangi bir yerindeki iklimin kendi değişkenliğinde ve aşırı olaylarında da değişiklikler olur. Bu durum İstanbul için de geçerli. Dahası, kuvvetlenen sera etkisine bağlı olarak gelişen iklim değişikliği sonucunda, günümüzde olduğu gibi gelecekte de büyük olasılıkla daha sıcak günler ve daha şiddetli sıcak hava dalgaları ile daha az soğuk ve daha az don olaylı günler hemen tüm kara alanlarında oluşabilecek. Dünyanın önemli bir bölümünde gözlenen ortalama hava sıcaklıklarındaki artışlar, daha sıcak hava koşullarında ve rekor düzeydeki sıcak günlerde ve daha az don olaylı günlerde ya da daha az etkili ve daha kısa süreli soğuk hava dalgalarında artışlara neden olabilecek.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.