Haftalık Bağımsız Gazete 23 Ekim 2020

Engelli ve yaşlılar depreme nasıl hazırlanmalı?

İBB ile CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı deprem öncesi, anı ve sonrasında neler yapılmasının anlatıldığı “Engelli ve yaşlılarımızı depreme hazırlıyoruz” başlıklı panel düzenledi

Engelli ve yaşlılar depreme nasıl hazırlanmalı?
Seyhan Kalkan Vayiç

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadıköy İlçe Başkanlığı işbirliğinde düzenlenen “Engelli ve yaşlılarımızı depreme hazırlıyoruz” isimli panel Kadıköy Belediyesi Evlendirme Dairesi A Salonu'nda 18 Ağustos Salı günü gerçekleşti. CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı Engelli Komisyonu Başkan Yardımcısı Işıl Büyükgüner ile Kadıköy Belediyesi Meclis Üyesi İrfan Gümrah'ın açılış konuşmasını yaptığı, deprem öncesi, anı ve sonrasında neler yapılması gerektiği hakkında aydınlatıcı ve yol gösterici bilgilerin paylaşıldığı panelin konuşmacıları Erişebilirlik ve İletişim Danışmanı Adem Kuyumcu, İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürü Kemal Duran, İBB Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Danışmanı Prof. Dr. Şerif Barış ile İBB Acil Yardım ve Cankurtarma Müdürlüğü'nden Remzi Demir'di. 

Erişebilirlik ve İletişim Danışmanı Adem Kuyumcu, engelliliği doğuştan ya da sonradan oluşan eksiklik olarak dile getiren geleneksel tanımın ayrımcı bir yaklaşım olduğunun altını çizdi ve şöyle devam etti: “Tekerlekli sandalye kullanan birisi evinden çıkıp okula gidemiyorsa sorun tekerlekli sandalye değil mimarı engellerdir. Engel yaratan mimar, mühendis... Bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Deprem olağanüstü bir durum. Önceden hazırlık yapmazsak can kurtaran ve sağlıkçılar kimin engelli olup olmadığını bilemez. Onun için yanlış müdahaleler olabilir. Sonucunda da olumsuz durumlarla karşılaşabiliriz. Afet sonrasında yakınlarını kaybeden otizmli ve down sendromlu bir çocuk bulduğunuzda o çocuk sizinle gelmez. O yüzden depreme hazırlanmalıyız ve tatbikat yapmalıyız. Tekerlekli ve akülü sandalye kullanırken sarsıntı gerçekleşirse sandalyenin üzerinden inmeyin, freni sabitleyin ve sarsıntının geçmesini bekleyin. İşaret dili hem deprem öncesi hem de sonrasında çok önemli.”

“GERÇEK BİLGİLERİ PAYLAŞIYORUZ” 

“Büyükşehir Belediyesi olarak vatandaşa karşı büyük sorumluluğumuz var. Deprem konusunda bilinç oluştururken korkutmadan yaklaşmak çok önemlidir.” diyen İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürü Kemal Duran, “İstanbul ve Marmara civarında bir deprem beklentisi var. Akademisyenler ve bilim insanları çalışıyor. Biz de gerçekliğine inandığımız danışmanlarımızın vasıtasıyla emin olduğumuz bilgileri paylaşmaya çalışıyoruz. Depremin ne zaman olacağını bilemiyoruz. Dolayısıyla şu tarihe dikkat edelim ya da bir yıl sonra olacak gibi yaklaşımlardan uzaklaşarak depreme hazır olmamız gerekiyor.” dedi.  

“EŞYALARI SABİTLEYİN”

AKOM Danışmanı Prof. Dr. Şerif Barış, “İlk 72 saat çok önemli. Bu saat diliminde engelli birey de olsanız yalnızsınız engelsiz olsanız da. Aile afet acil durum planı yapmak çok önemli. Bir afet olursa aile bireyleriyle ve sevdiklerinizle nerede ve nasıl buluşacaksınız, bunları konuşmak çok önemli. Afet anında can kayıplarını önlemek için mobilyaların ve eşyaların kancalı vida ve dübel ile sabitlenmesi gerekiyor. Buzdolabının sabitlenmesi lazım. Dolaplardaki cam ve porselen eşyaların dökülmesi tehlike yaratır. Kaçış yolunuzun boş olması gerekir. İletişim çok önemli. Şehir dışından ulaşabileceğiniz bir kişi olmalı. Aile toplantısında daha önce belirlenen bir yere not da bırakabilirsiniz.” diye konuştu.

“BULUŞMA YERİ BELİRLEYİN”

Buluşma noktasının ilk 72 saat aile bireylerinin biraraya geleceği yer olacağını belirten Prof. Dr. Şerif Barış şöyle devam etti: “Buluşma noktası açık alan da olabilir, zarar görmemiş bir okulun binası ve bahçesi de. Acil durum torbası içinde görme engelli birey için beyaz baston, yaşlı kişiler için gözlük, düdük, fener, terlik, kullanılan dil altı ya da kan sulandırıcı ilaç olması önemli. Bu torbayı yatağınızın bacağına bir iple bağlayınız. Bir sarsıntı hissettiğinizde doğru davranış çök, kapan ve tutundur. Güvenli gördüğünüz bir eşyanın yanı, masanın altı ya da yatağın yanı olabilir. Bir eliniz ile başınızı korurken bir eliniz de eşyayı tutun. Panik, çığlık ve koşmak çok tehlikelidir o yüzden yapılmaması gerekir. Ağzı ve burnu enkaz altında kapatmak gerekir. Çünkü beton tozuyla boğulan insanlar var.”

“İLK YARDIMDA EĞİTİM ŞART”

“Doğal afetlerde enkaz altında kalındığı zaman oksijensizlikten ve kan akımı olmadığı için  kişilerin kalbi ve solunumu durur.” diyen İBB Acil Yardım ve Cankurtarma Müdürlüğü'nden Remzi Demir, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kalp masajı ve suni solunum bilirseniz ve gecikmeden müdahale ederseniz kişinin hayatı kurtulur. Ama ilk yardım eğitimi almadıysanız lütfen yapmayın. Eğitim şart. Doğal afetlerde en büyük sıkıntılardan biri de kan şekeri düşüklüğüdür. Benim konuşmamı ve hareket etmemi sağlayan enerji kaynağı şekerdir. Enkaz altından çıkan kişinin enerji tüketimi bitmiştir. Çıkan kişinin bilinci açıksa çok az miktar dil altına kesme şeker konabilir. Kesinlikle vişne suyu gibi içecekler verilmemeli. Çünkü bu kişilerin ameliyat durumu olabileceği için anestezide komplikasyon oluşabileceği için kişinin hayatı tehlikeye girebilir. Olay yerinde sağlık ekibi varsa yardımı onlara bırakmalıyız. En çok korktuğumuz durumlardan biri de  omurga yaralanmasıdır. Çünkü insanlar ya felç kalıyor ya da hayatlarını kaybediyor.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.