Haftalık Bağımsız Gazete 20 Eylül 2018

Doğanın dengesi bozuluyor, zararlılar artıyor

Kadıköy’deki 10 bin ağaç Amerikan Beyaz Kelebeği tırtılından zarar gördü. Doç. Dr. Zeynel Arslangündoğdu, kuş türlerinin ve sayısının azalmasında bunun etkili olduğunu söylüyor

Doğanın dengesi bozuluyor, zararlılar artıyor
Erhan DEMİRTAŞ

Kadıköy’ün parklarındaki ve özel mülk alanlarındaki ağaçlarda son günlerde Amerikan Beyaz Kelebeği tırtılı görülmeye başlandı. Kadıköy sınırlarında şu ana kadar 10 bine yakın ağaç etkilendi. Bunların 5 binden fazlasına müdahale edildi. 50 sokakta daha ilaçlama çalışması yapılıyor. Kadıköy Belediyesi Park Bahçeler Müdürlüğü yetkililerinin verdiği bilgiye göre Amerikan Beyaz Kelebeği en fazla Acıbadem, Suadiye ve Bostancı’da görülüyor. Kadıköy Belediyesi şu ana kadar yaklaşık 200’e yakın sokak/cadde, park ve yeşil alan ile yaklaşık 300’e yakın özel mülkiyet alanında çalışma yaptı. Özel mülk alanlarında yer alan ağaçların ilaçlanmasına devam ediliyor.

AĞAÇLARI GÜÇSÜZ BIRAKIYOR

Amerikan Beyaz Kelebeği tırtılının insan sağlığı üzerinde, tespit edilmiş bir zararı bulunmuyor. Ancak ağacın yapraklarıyla beslendiği için ağacın güçsüz kalmasına veya ürün verememesine neden oluyor. İstanbul Üniversitesi Orman Etnomolojisi ve Koruma Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynel Arslangündoğdu’nun verdiği bilgilere göre, Amerikan Beyaz Kelebeği ilk olarak 1940 yılında Amerika’dan Macaristan’a ticari malların gelmesiyle Budapeşte’de görüldü ve daha sonra tüm Avrupa’ya yayıldı. Türkiye’de ise ilk kez 1975 yılında Edirne, Tekirdağ ve İstanbul’da görülmeye başlandı.

KUŞLAR AZALDIĞI İÇİN Mİ ARTIYOR?

Bu kelebeğin istilacı bir tür olduğunu söyleyen Arslangündoğdu, “Kelebeğin tırtılları başta Dişbudak, Fındık ve Söğüt olmak üzere birçok ağaç ve bitki türünün yapraklarıyla besleniyor. Bu tür polifag zararlıdır, yani birçok bitki türüyle beslenirler.” dedi.

Arslangündoğdu, “Kuş türlerinin ve sayısının azalmasının bu türün artmasında rolü var mı?” sorusunu da şu şekilde cevapladı: “Bu zararlının tırtıllarını sadece bazı kuşlar yerler. Park ve bahçelerde özellikle Baştankara türleri bu türün yumurta, kıllı tırtıllarıyla beslenebilir. Ormanlarda ise guguk kuşu, ibibik kuşları yine zararlının kıllı tırtıllarını ve pupalarını yerler. Ancak park ve bahçelerde üreyen kuş tür sayısı çok sınırlı. Son yıllarda parklarda sadece ağaç kovuk ve oyuklarında yuvalanan kuş türleri görülüyor. Otsu ve çalı bitkilerinin parklardan uzaklaştırılıp sadece çimenlerin ve yüksek ağaçların yer aldığı parklar yaygınlaşıyor. Tabakalı yapının ve ara geçiş bitkilerinin ortadan kalkması park ve bahçelerdeki yaşayan kuş ve hayvan türlerine uygun yaşam alanı sunmazlar. Bu parklarda zaman zaman kimyasal mücadele yapılması sonucu faydalı ve zararlı tüm böcekleri yok ettiğinden böcekçil beslenen kuş türleri bu alanlarda yaşama şansı bulamıyor. Ekolojik park anlayışı gündeme gelmeli, doğal dengeye daha fazla önem verilmeli.”

NASIL MÜCADELE EDİLMELİ?

Son yıllarda parklarda ve özel mülklerde ithal bitkilerinin yaygınlaştığını da söyleyen Arslangündoğdu çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı:

-Kuş türlerinin popülasyonunu ve sayısını arttırmak için parklarda ve diğer alanlarda çalı ve otsu bitkilerin yaygınlaşması gerekiyor.

-İlk kelebek görüldüğü anda zararlının yumurta paketlerini bulmak için özellikle uç dallardaki yapraklar kontrol edilmeli. Hava sıcaklığına bağlı olarak bu yumurtaların 1-3 günde açılacağını ve yumurtadan çıkan genç larvaların (tırtılların) yaklaşık 10 gün ayrılmadan birlikte beslenerek yaşayacağına dikkat edilmeli. Zararlının tırtıl kolonileri, ilk döl için haziranın ilk yarısında sayılır. Tırtıl kolonilerini saymak için dalların uçlarına bakılmalıdır. Zararlı, ekonomik zarar eşiğinin üstünde ise mücadeleye karar verilmeli ve birinci döle karşı mücadele yapılmalıdır.

-Park ve bahçelerde canlı sağlığı açısından kimyasal bir mücadeleye gerek yoktur. Doğal dengeyi bozmamak amacıyla bu tür alanlarda ve ormanlarda biyolojik preparatlarla mücadeleye önem verilmelidir. Ekonomik bir ürün söz konusu ise kimyasal bir mücadele yapılabilir. Eğer mücadele gerekli ise öncelikle çevreye en az zararı olan yöntemlere öncelik verilmeli ve uygun olan tüm mücadele yöntemleri kullanılmalıdır.

-Doğal dengeyi bozmamak amacıyla özellikle dut ve orman alanlarında bulunan ağaçlarda mutlaka biyolojik preparatlarla mücadeleye önem verilmelidir. Mekanik mücadele bakımından kısa gövdeli ağaçlara bırakılan yumurta paketleri toplanıp park ve bahçeden uzaklaştırılmalıdır.

-Haziran ve ağustos aylarında zararlı ile bulaşık ağaçlarda ağ içinde bulunan larva kümeleri kesilip bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Birinci ve ikinci dölün çıktığı aylarda zararlı ile bulaşık ağaçlarda 3-4 cm eninde oluklu karton şeritler (tuzak bantlar) veya 50-60 cm uzunluğunda ve 10-15 cm eninde telis çuval ve benzeri kuşaklar ağaçların gövdelerinde bir veya iki yerde iple sarılmalı. Ağ ile birlikte toplanan larva kümeleri, içinde larva ve pupa bulunan kuşaklar, parazitoit çıkışına izin veren ancak zararlının doğaya bulaşmasını engelleyen tel kafeslere konularak zararlının imha edilmesi sağlanır. Aynı zamanda bu şekilde zararlının doğal düşmanların çıkışı sağlanabilir. Yapılan çalışmalar pupaların yüzde 70'in üzerinde parazitlenebildiği saptandı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.