Haftalık Bağımsız Gazete 22 Ekim 2018

Cehennem boş, bütün şeytanlar burada


Betül MEMİŞ

Betül MEMİŞ

Okunma 05 Ocak 2018, 09:10

memisbetul@gmail.com

Ünanimizm’in öncüsü Fransız yazar, şair (1885-1972) Jules Romains; “Dünyamızda olup bitenleri gören bir insan nasıl dili varır da ‘ben mutluyum’ der?” diye sormuş ve Fransız yazar, filozof (1694-1778) Voltaire ise 250 yıl öncesinden bize; “Ne kadar çok bilgim ve yüreğimde ne kadar çok duyarlılık olursa, o kadar mutsuz olacağımı anladım” demiş. (Meraklısına not: Ünanimizm, 20. yüzyılın başlarında J. Romains ve George Chenneviere tarafından kurulan, fertlere değer vermeyerek topluluğu meydana getiren tek ruhu konu olarak ele alan edebiyat akımıdır. Ve amaç çağdaş bir klasisizm meydana getirmektir.) 

Giriş taksimimizi bile-isteye ‘mutlu-mutsuz’ kavramlarından verdim ki; 2018’den de çok bir şey bekleme(yelim diye)! Olursa da sürprizi kaçmasın. (Erken içimden geldi notu: ‘Biraz nihilizm can yakmaz’ minvalinde, cümlenin akabinde bu yazıyı yazan faninin cemaline bir tebessüm düşüyor, bekleme yapmadan alınız!)

Kafalar biraz pantone kartelası

Caferağa Mahallesi’ndeki zevkli dekorasyon eşyalarının ve değişik bitkilerin bulunduğu orijinal dükkan Çiçek İşleri’nin yolun karşısına taşınmasından sonra yerine açılan Zoo Cafe, bu haftanın adresine ilişen güzergahlardan. İşletmecileri aynı ki bunu da Zoo’ya girdiğiniz anda görebiliyorsunuz. Ahşap ağırlıklı ve her köşeden fırlayan bitkilerin olduğu mekandan adımınızı attığınızda dikkatinizi cezbedecek olansa yemek masasının çevresine konuşlandırılmış hayvan figürleri. Figür derken, yemeğinizi karşı duvarda asılı duran papyon ve güneş gözlüklü bir köpek yahut şık giyimli bir tavşanla yiyebilirsiniz. Mekânda ahşap merdivenlerden bir üst kata çıktığınızda ise farklı ambiyanslar sizleri bekliyor. Mönü kısa ve öz; geniş kahvaltı skalası, salata ve makarnalar…

Dimağların biraz pantone kartelası olmaya ihtiyacı var, diyerek fona da: 45 opera, 75 sonat, 23 senfoni, 454 konçerto, 554 çalgı ve 40 kutsal müzik eseri yaratan ve kemanıyla da dinleyenlerini büyülemeyi başaran, sevdiği kadın uğruna ülkesini terk eden ve dehasının karşılığında yine de beş parasız ölüp, yoksullar mezarlığına gömülen, namı diğer kızıl papaz (1678-174, İtalyan barok klasik müzik bestecisi, virtüöz kemancı ve rahip) Antonio Vivaldi’nin dört konçertodan oluşan “Dört Mevsim”ini aldık mı, şimdilik miss’iz! 

(Es notu: Vivaldi’nin 1725’de solo keman ve yaylı çalgılar için bestelediği eserde, her bir konçerto üç bölüme ayrılıyor; ilki allegro / hızlı, ikincisi adagio veya largo / yavaş, üçüncüsü ise allegro veya finale presto / sonuç-hades.) Müzik nevaleliğinde başka neler var derseniz de; Tiflis’in blues dörtlüsü T. Blues Mob’u şiddetle tavsiye eder, nasılsa başka yazıda kendileri hakkında muhabbete düşeriz diyerek, bugünlük yavaştan yeni yılın ilk oyun rotasına gelmek isterim.

Halay da masal da merhemdir

“Oyun da, halay da, masal da merhemdir, iyileştirir” diyor kadrajımıza düşen “Serencama Qijikan / Kargalar”. Geçtiğimiz akşam Moda Sahnesi’nde dikize yattığım oyun, son yıllarda hem üreten - sahneleyenler hem de bizler - seyirciler olarak kafa karışıklığımızın da aslında bir bakıma resmedilmesi kıvamında olan örneklerden sadece biri(ydi). (İç ses: Haftada üç, dört gece mesaisini tiyatroya ayıran bir izlek olarak net diyebileceğim efkârımız derdimizden büyük!)

2008’de Destar Tiyatrosu adıyla Berfin Zenderlioğlu ve Mirza Metin öncülüğünde kurulan, ardından Şermola Performans adını verdikleri sahnesiyle izleyenleriyle buluşan ekip, 2016’dan bu yana Şermola Performans olarak yoluna devam ediyor. Tiyatro izlekleri Zenderlioğlu ve Metin’i (ki benim son 15-20 yılın ‘en’ oyunu-performansı arasında gördüğüm) “Disko 5No’lu”, “Gor / Mezar” yahut “Dil Kuşu” gibi ses getiren pek çok oyundan hatırlayacaktır. Kürt tiyatrosunun başarılı ve algıda seçicilik yaptıran işleriyle karşımızda olan Şermola ekibi, bu defa bildiğimiz ve belki de bildiğimizi sandığımız topraklardan, masal ve halayın iyileştirici gücüne inanan bir tiyatro kumpanyasının hikayesiyle endam ediyor. Sahnede ise; cinler, kargalar, masal içinde masallar…

Gidenler döner mi meçhul!

“Bir şehir; terkedilmiş. Üzerinden tanklar geçmiş; toprak kızıl. Kızıl Şehir’in muzip cinleri Mar ve Wan gelen geçenin başına türlü çoraplar örüyorlar. Yaşlı ve yalnız Kal umutla gidenlerin dönmesini bekliyor. Ve ‘Kargalar’ geliyor. Günlerdir turnedeler. Seyircilerini arıyorlar. Bulurlar mı bilinmez. Gidenler döner mi meçhul. Kargalar sıkışırlar şehirde. Acıklı bir masalın içinde çekilen bir halaya dönüşür Kızıl Şehir. Masal da halay da merhemdir, iyileştirir.” diyerek meramını dillendiren oyun içerisinde geleneksel formlar dikkat çekiyor. Fakat bu formalara yaslanmayı değil, çağdaş bir yorumlama hemhalini seçmiş ekip. Benim, sade bir izlek olarak gördüğümse; 90 dakikalık metinde bu ‘seçilmiş yorumlama’ hali yer yer yüksek doz karışıklık, yer yer rotasından çıkan seslere dönüşüyor. Şermola’dan ‘tadında ve iyi işler’ dikize yatmış ‘bir tiyatrosever’ olarak’ sanırım, bu oyundan da çok daha farklı bir anlatım bekliyordum. Hayal kırıklığı değil, lakin ekip, parça tesirli ve kaşındırıcı işleriyle çıtayı yukarı taşıdığı için, bundan gayri her şekil yükselmek hayalimiz! Her oyunda kendi özgün teatral dilini yakalamayı başaran ekip, bu defa yazarın, dolayısıyla günümüz coğrafyasının bonusu olan huzursuzluktan da nasibini almış görünüyor. 

Mirza Metin’in yazdığı ve Berfin Zenderlioğlu ile yönettiği oyunun; dramaturjisini Fatma Onat ve B. Zenderlioğlu, koreografi ve müziklerini Arjen Brusk, ışık tasarımını Alev Topal, kostüm ve sahne tasarımını Hale İşsever ve Beril Özkoçak üstlenirken; orkestrada Vulkan Alp (perküsyon), Koray Tarhan (didgeridoo), Arjen Brûsk (askı davul) bulunuyor. Metine hayat veren oyunculuklarda ise; Berfîn Zenderlioğlu, Özlem Taş, Nagihan Gürkan, Alan Ciwan, Mensur Zîrek, Sadin Yeşiltaş, Bayhan Ekici, Deniz Sal, Xoser Rayîrwan, Ertürk Erkek yer alıyor. Son kertede “Kargalar” başka sesleri-dilleri işitmek ve belki de o seslerin biraz daha yamacına düşebilmek için iyi bir fırsat diyerek; Shakespeare’den bir veda kelamı yuvarlayıp, huzurunuzdan uzarım: “Cehennem boş, bütün şeytanlar burada…” Bilgi için: www.sermolaperformans.com

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.