Haftalık Bağımsız Gazete 20 Ağustos 2018

Bunu ben de yaparım…


Betül MEMİŞ

Betül MEMİŞ

Okunma 09 Ağustos 2018, 14:31

memisbetul@gmail.com

“İsa birilerinin günahları için öldü ama benim değil” diye başlıyor “Gloria” şarkısı… Hatırlarsınız; Patti Smith, The Doors, Jimi Hendrix, Shadows of Knight’ın da bulunduğu pek çok ismin yorumladığı şarkının yaratıcısı, “olağanüstü müzik adamı” olarak tanımlanan ve kariyeri boyunca pek çok sanatçıya ilham olan (1945 doğumlu, İrlandalı, Grammy Ödülü ve İngiliz Şövalyelik Nişanı sahibi, şarkıcı, yazar, şair, müzisyen) Van Morrison. 

Gitar, mızıka, klavye, davul ve saksafonun içinde bulunduğu pek çok enstrümanı çalabilen üstadın sesindeki karakteristik hırıltı dikkat çeken ilk özelliklerinden… Rock’n roll tarihinin en farklı ve etkileyici vokalistlerinden biri olarak kabul edilen Morrison’a eleştirmen Greil Marcus daha da ileri giderek şöyle diyor: “Hiçbir beyaz adam Van Morrison gibi şarkı söyleyemez.” Bizim meşhur “Gloria” ise 1964’te hit oluyor ve sonrasında Morrison gruptan ayrılarak solo kariyerinde şahsına münhasır şekilde yol almaya devam ediyor. Yazıya merhabamızı sarkıtmamıza vesile olan bu satırların sebebi ise; Akmar Pasajı’nda konuşlanan Zihni Müzik’teki mesaimde ‘kulakları(mı)n pasını silecekler listesi’ne bakarken, karşıma çıkan Van Morrison’un indirimli plağı. Hoş, üstadın bu yıl çıkardığı son albümü “You’re Driving Me Crazy”sine daha doyamamışken, memleketin ve ekonominin hali de iyice bizi şerbetlendirirken ‘azıcık mutluluk yaratacak olan’ bu fırsatı kaçırmak olmaz deyip, arşivin en temiz yerine iliştirdim bir Morrison albümünü daha… Bu haftanın melodileri rock, folk, country, caz, blues’un şahanesi Van Morrison’dan gelsin ve sizden biraz daha ses rica ediyorum.

Komik olmaya çalışmadan…

 “Yazın tiyatro olur muymuş?” diyenlere cevap niteliğinde bir festival, tam 16 yıldır Anadolu Yakası, Kadıköy’de devam etmekte. Kadıköy Belediyesi’nin düzenlediği tiyatro festivali bu yıl da programının doygunluğuyla meraklılarını mest eden türden. Misal bu akşam (10 Ağustos) rotanızı ivedilikle çevirmeniz gereken bir oyun; “Bunu Ben de Yaparım”… Dot Tiyatro’nun 2016 Şubat’ında sahnelediği ve tiyatro seyircisi tarafından da tam not alan oyunun öznesi İbrahim Selim. Şöyle ki Selim’in 60 dakikalık performansı takdire şayan, bedenini enstrüman şeklinde sahnede coşturan bir oyuncu izliyoruz. Oyunun ilham kaynağı; roman ve oyunlarında günceli ve komediyi iyi harmanlayan (İngiltere, 1957) Nick Hornby’in “Nipple Jesus” adlı hikâyesi. Melisa Kesmez ve Serkan Salihoğlu çeviriden sonra oyun olarak yeniden yazmışlar metni. Anlaşılır ve abartısız, tadında bir oyun çıkarmışlar; tebrikler. Burada altını çizmemiz gerekense son yıllardaki en iyi çeviri kokmayan çevirilerden biri olduğu… Tahammülsüzlük mevzusunu çatı yaparak, sanat ve sanatın işlevine manalı açılımlar, sorgulamalar yapan oyunun yönetmeni S. Salihoğlu. Tek kişilik oyun handikabına sıkışmadan kıvamında bir iş çıkaran İbrahim Selim ise öyle bir karakter çiziyor ki oyun sonrası canlandırdığı (eski bir bar koruması olan ve şimdiyse bir sanat eserine göz kulak olmak üzere işe alınan, evli ve iki çocuklu) Dave’in yamacına düşüp dertleşmek istiyorsunuz. Hornby, çağın insanlık mesaisini ve hallerini ‘komik olmaya çalışmadan’, detayları da es geçemeden, olduğu gibi yazan bir isim. Bu bakımdan da yönetmen ve oyuncu için; yazarın kadrajını iyi çözümlemiş diyebiliriz; bir kez daha alkış. Yaşadığımız çağda hangimiz ‘bunu ben de yaparım’ diye atlamıyoruz ki çoğu şeye; işte bu oyun biraz da bizim belleğimizdeki bu hallerin kurcalamasına vesile oluyor. İzin verin olsun da! Oyun çıkışı bazı şeyleri yeniden düşüneceksiniz, benden söylemesi!

Bu da var notu:Festival kapsamında, 12 Ağustos’ta ise Altıdan Sonra ve Tiyatro D22’nin ortak yapımı olan İngiliz yazar George Orwell’ın “Hayvan Çiftliği” sahnede endam edecek. Orwell fanlarına müjde; Halide Edip’in ilk olarak dilimize kazandırdığı “Hayvan Çiftliği” Netflix filmi oluyormuş. Detayları internetten bulabilirsiniz. O vakit, bu hafta yazıya vedamızı da bu kült eserden bir cümle ile verelim ve havasıyla baş döndüren Ağustos’a bırakalım kendimizi: “Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir.” 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.