Haftalık Bağımsız Gazete 20 Eylül 2020

Bu sene o sene


Bağış ERTEN

Bağış ERTEN

Okunma 24 Ocak 2020, 12:14

Yatılı okulun vazgeçilmez muhabbetlerinden biriydi. Perşembe akşamları etütte oturur, birbirimize sorardık: “Yarın bu saatlerde ne yapacaksın?” Ev özleminin dile gelmiş haliydi. Saçma sapan şeyleri özlerdik. “Elektrik sobasında ekmek kızartacağım” diyenler mi isterseniz, “Bağdat Caddesi’ni üç kez boydan boya gezeceğim” diyenler mi? Bu sohbetler, yaz yaklaşırken “yazın ne yapacaksın”a dönerdi. Bir kilometre sırtüstü yüzme totemleri, “yeter ki yaz çabuk gelsin iki gün kazakla otururum” saçmalıklar gırla… 

Yeni yıl gelirken de daha uzun vadeli planlarını paylaşmak adettendi. “Bu yıl bir kıza çıkma teklif edeceğim”, “bu yıl okul takımının sol açığı olacağım”, “Bu yıl teşekkür alacağım” vs. Sonra biri bir gün çıkıp dedi ki; “Peki 2000 yılı geldiğinde ne yapacaksınız?” İki bin mi? Ne düşündüğümü çok net hatırlıyorum: “2000 yılında 27 yaşında mı olacağım? Aman Allahım!” Hayal edilmesi bile zordu. Kimse bir şey düşleyemedi zaten. Kalakaldık… 

Oysa işbu yazı 2020’nin ilk lakırdısı. Hayal bile edilmesi zor olan milenyumun üzerinden 20 yıl geçti. Zaman su gibi akmakla kalmıyor, sürekli baskı altına da alıyor. 2020’de ne yapacağız peki?  

Bazı seneler ayrıcalıklıdır. Söz konusu sporsa çift yılların özel bir yeri vardır. En büyük spor organizasyonları genelde çift senelerde olur. Olimpiyatlar, futbol dünya kupaları, büyük şampiyonalar bu dönemlere denk gelir. Ama 2020, hele de İstanbul açısından ayrı bir önemi haiz. Sadece sporla da sınırlı değil üstelik.

23 Nisan’la başlayalım. Her yıl ‘neşe doluyor insan’ tadında kutlamalar var zaten. Çocukların resmi şenliği. Ama bu yıl farklı olacak. Çünkü yüzüncü seneidevriyesi. O yüzden bir tek ‘çocuk’ yanı değil ‘ulusal egemenlik’ yanı da önemli. Türkiye tarihinin belki de en çeşitli, en demokratik meclisinin de yüzüncü yılı olacak. Hem yüz yıldır çocukları şenlendiren bir günü kutlamak, hem de tam da yitirmekten korktuğumuz bir dönemde ulusal egemenliğin önemine vurgu yapmak önemli değil mi? 

Direksiyonu spora çevirelim. Önce 16 Mayıs’ta Avrupa kadınlar voleybolunda bir numaralı kupanın Final Four’unu izleyeceğiz. Muhtemelen ‘bizimkilerden’ biri orada olacak. Bu sadece bir temenni değil. Son dokuz finalde bir temsilcimiz vardı ve altısında kupa Türkiye’ye geldi. Vakıfbank, Eczacıbaşı Vitra ve Fenerbahçe Opet yine olağan şüpheliler arasında sayılıyorlar. 

Onun ardından 22 Mayıs’ta Almanya’nın Köln şehrine geçeceğiz. Çünkü basketbol Euroleague Final Four’u var. Geçen sene iki takımımız vardı. Bu sene de olsa kim şaşırır ki? Oysa son altı sene öncesine kadar bir rüyaydı bu. Başarınca düğünler dernekler kurardık. Şimdi Anadolu Efes için de, Fenerbahçe Beko için de bunu başaramazlarsa başarısızlık olarak görülecek bir dönemden geçiyoruz. 

Sonra bütün dünyanın ilgisi İstanbul’a dönecek. 30 Mayıs’ta futbolun en büyüğünü belirleyecek Şampiyonlar Ligi finali şehrimize gelecek. Hatırlarsınız en son 2005’te bu şenliğe ev sahipliği yapmış ve tarihin en güzel maçını seyretmiştik. Bakalım zenginler kulübünün hangi temsilcilerini Olimpiyat Stadı’nda izleyeceğiz? Şu kesin. Kim gelirse gelsin, o gün başka gündem maddesine yer olmayacak. 

Burada da bitmeyecek şenlik. 12 Haziran’dan itibaren futbolda Avrupa Şampiyonası sporun nabzını tutacak. 2016’dan sonra 2020’de de Türkiye var ve bu sefer ümitlerimiz epey birikti. Uzun yıllar sonra gencecik ve sempatik bir takımımız var. Hatta memlekette futbol adına belki de üretilmiş tek olumlu şey. Onlarla yatıp onlarla kalkacağız. Derken spor organizasyonlarının kraliçesi sahne alacak ve 24 Temmuz’da Tokyo’da olimpiyat ateşi alev alacak. Olimpiyatlar hiçbir şeye benzemez biliyorsunuz. Pek çok sporun unutulmaz anlarına şahitlik yapacağız orada. Sadece temsilcilerimizle değil, yeni Bolt’larla, yeni Phelps’lerle heyecanlanacağız, olimpizm felsefesini tadacağız, nefis hikayeler dinleyeceğiz. 

İşte böyle bir yıla girmiş bulunduk. Kutla kutla bitmez, seyretmelere doyulmaz. İlgililere duyurulur. Bir şeyler yapmak için bu fırsat kaçmaz.  

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.