Haftalık Bağımsız Gazete 19 Haziran 2019

Bir Kurt Cobain tişörtü  


Murat BEŞER

Murat BEŞER

Okunma 23 Mayıs 2019, 16:48

(muratbeser@muratbeser.com)

Geçen hafta büyülendim! 

Dünyanın en ünlü markalarının birinin Beyoğlu’ndaki iki katlı kocaman mağazasında. Giriş katı kadın, yürüyen merdivenle inilen alt kat erkek. Her iki katta da ikişer kasa, önlerinde kuyruk. Sekiz on parçadan aşağı alan yok, tamamı Arap turist. 

Bu kuyrukta yaklaşık 20 dakika sıra beklememin nedeni bir Kurt Cobain tişörtü. Üstelik Terkos Pasajı’ndan aldıklarımdan yaklaşık beş kat pahalı. Etiketlerin kuyruktakiler için bir ehemmiyeti yok, hatta onlara ucuz bile, çünkü ellerinde döviz var. 

Mazeretim yok, bir an dünyadaki binlerce hayranın paylaştığı ruh haline; Cobain’i profilden gösteren siyah beyaz portrenin cazibesine kapıldım. Kulağının arkasından dolanan sarı lapiska saçlarının, dünyaya umutsuzca bakan girdaplı gözlerinin esareti altında kasaya sürüklendim, büyülenmiş gibi.  

Ödemeyi yaparken kasiyere poşet istemediğimi söyledim, bir tanıdığa rastlarsam elimdekini izah edemem diye.

***

Düşle gerçek arasına sıkışarak parçalanmış bir kişilikti Cobain. Planlanmamış (ama nedense doğru bir zamana denk gelen) ölümünden sonra kendi adının ve topluluğu Nirvana’nın üzerinde dönen çarklar hız kazanmaya başlamıştı. Genç adamın intiharı defterin kapanışına değil, henüz giriş kısmının yazılışına işaret ediyordu. Mevtanın ardından yapılan ve hiç bitmeyeceği anlaşılan helva yeme töreni yeni başlıyordu. Cobain rock mesihi, Nirvana kült topluluk olarak plak şirketi tarafından pazarlanıyordu.

Nirvana’nın kariyerindeki tartışmasız en ilgiye değer albümü olan 1991 tarihli “Nevermind”ın çıkışını müteakip, hiç de hesapta olmayan bir şey gerçekleşmiş; korkunç bir ticari başarı yakalanmıştı.

Nirvana’nın kontrolsüz gücü, bu gelişme karşısında, ağzından salyalar akan sektör tarafından bir anda zapturapt altına alınıvermişti. Zirvede oturan Michael Jackson ve Madonna’yı bile sollayarak, ‘En kolay sömürülebilen müzisyenler’ listesinin başına oturtuldu Nirvana. Baştan sona trajik şarkılarla dolu olan “Nevermind” ise, rock tarihinin en çok para eden işlerinden biri olmuştu. “Nevermind”ın ticari sonuçları, bir sonraki albüm “In Utero”nun, öylesine büyük bir prodüksiyon olarak ele alınmasına neden oldu ki, dönemin şımarık çocuğu Guns’n Roses, yapılan promosyon ve piar çalışmalarını sadece kıskanmakla yetinmek zorunda kaldı.

***

Cobain’in felaketiydi bu; bilinmedik bir adaya düşmüşçesine apışıp kalmıştı. Nitekim aradan sadece iki buçuk yıl geçmiş ve intihar etmiş, böylece plak endüstrisi için yeni bir ticaret kapısı açılmıştı.

İlk intihar girişimi değildi bu. Kısa bir süre önce de, ergenlik günlerinde hastası olduğu televizyon programı Saturday Night Live’a çıktığı gece, cennetin kapısından dönmüştü. Son anda uyanan Courtney Love, yerde yatan kendinden iki yaş küçük sevgilisinin kalbini yumruklayarak hayata döndürmüştü. 

Cobain için ani gelen şöhret onu eroin bağımlısı yapan nedenlerden biriydi. Gerçi bu sorun şöhreti hazmedememesiyle olduğu kadar geçmişi ve genleriyle de ilintiliydi. Sülalesinde uyuşturucu kullanan ve intihar eden iki kişi daha vardı.    

Kısa yaşamının son üç yılında çektiği korkunç mide ağrısı, her ne kadar teşhis konamasa da, eroinin iç organlarını bitirmesinden kaynaklanıyordu. Bu ağrıların dayanılmaz olduğu anlardan birinde, kendini vurarak öldürdüğünde, adeta ölümünü garanti altına almak istermiş gibi, kanında onu öldürecek kadar çok eroin tespit edilmişti.   

Polis tutanaklarına göre CD çalarında R.E.M. topluluğunun “Automatic For The People” albümü vardı. Son dinlediği şeydi.  

***

Karanlık bir yolculuk olarak seyretmiş kısa hayatı, iş ve eğlence dünyası için başarı öyküsüydü. Kimileri için ilham vericiydi bir öykü, kimileri içinde bir ikaz. Kimin için ne olursa olsun, sonuçta yıllar boyunca ince ince işlenecek ticari bir malzemeydi Cobain. Kendini doksanlı yıllarda “kaybeden” olarak görenlerin sözcüsü bulunmuştu. Şimdi içsel yıkıcılığın ve kendine zarar vermenin sanatı konuşuyordu. 

***

Cobain’in taksiratı vefatının 25. yılında da dolmadı. Her yeni gelen kuşağın cebinden parasını alıp kapitalizmin kasasına koyma nesnesi olarak varlığı, yakın bir gelecekte son bulmayacak gibi görünüyor. 

Peki ya benim kuşağım!!! Ödemeyi yaptıktan sonra tişörtün yumuşak kumaşını okşarken aklıma düştü. Acaba mağazadaki manzaraya Cobain tanık olsa ne düşünürdü? Sanırım bu kalabalığın arasında sadece beni ayıplardı ya da büyülendim diye affederdi. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
savas ferhat - 4 hafta önce
ne yazik grup sadece cobain le aniliyor...