Haftalık Bağımsız Gazete 27 Kasım 2021

Bir ABBA’nın 40 yıl hatırı vardır!


Melis DANİŞMEND

Melis DANİŞMEND

Okunma 11 Kasım 2021, 11:48

Yıllardan 2005, günlerden 3 Eylül’dü. Artık tarih olmuş bir festivalin, Rock’n Coke’un düzenlendiği Hezarfen Havaalanı’nda The Cure konserinin başlama saatini heyecanla bekleyen bir festivalci olarak alanda dolaşıyor ve bir yandan da ismini kesinlikle hatırlayamadığım bir kanal için dinleyicilerle kısa röportajlar yapıp hangi grubu heyecanla beklediklerini soruyordum. Bir ara epey genç -belki 18 yaşlarında- iki festivalcinin yanına yaklaştım ve malum soruyu yönelttim. İşte saymaya başladılar, “Korn, Offspring için buradayız…” Yanıtları dinlerken bir yandan memnuniyetle gülümseyip bir yandan da vereceklerinden emin olduğum son grup ismini onlardan önce gururla tamamladım: “Tabii ve The Cure, değil mi?” Çocuklar durdular, birkaç saniye bana baktılar ve şöyle dediler: “Kim??”

Yaşadığım şokun hemen ardından kafama hücum eden düşünce, jenerasyon farkının ne olduğunun yüzüme bundan daha net çatırt diye yapışmamış olduğunu yaşamamdı. Benim gün sayarak beklediğim, gecenin ilerleyen saatlerinde izlerken gözyaşlarıma hakim olamadığım, festivalin en ‘baba’ ismi olarak gördüğüm bir grubu onlar kesinlikle bilmiyorlardı. 

İşte İsveçli grup ABBA’nın tam 40 yıl aradan sonra yeni bir albüm yayınladığını ve 2022’de Londra’da vereceği konserleri duyduğumda aklıma bu anım geldi. Çünkü değil bir jenerasyon, iki jenerasyon bile grubu -çok araştırmacı ve ilgili bir müzik dinleyicisi değillerse ya da ailelerinden öğrenmedilerse- bilmiyor olabilirlerdi. Ve ABBA’nın headliner olduğu bir festivalde belki Billie Eilish ya da Ed Sheeran’ı beklemeleri daha olasıydı.

ABBA’nınki öyle bir ara ki, rekorlar kitabına girebilecek seviyede. 10 şarkıdan oluşan Voyage, grubun 1981 yılında yayınladığı son albümü The Visitors’dan beri ilk üretimleri. Bu veda albümünün yayınlanmasının ardından İsveç’ten çıkan bu en ünlü isim tarih sayfalarında yerini almıştı. 2000’lerin başında grubun tekrar bir araya gelmesi için 1 milyar dolar teklif edilmiş ama grup bunu reddetmişti. Şimdi, bunca yıl sonra tarzlarını aynı şekilde sürdürdükleri yeni şarkılarla (özellikle Don’t Shut Me Down klasik bir ABBA hiti olmaya aday) dolu bir albümle karşımızda duruyor grup. Elbette yılların izi seslere yansıyor ama şarkılar o kadar ABBA ki, sanki zaman hiç geçmemiş, yerinde kalmış gibi. 

1974’te Waterloo adlı şarkılarıyla Eurovision’da İsveç’e ilk birinciliğini kazandıran grup, 80’lerin ilk yarısına kadar 48 hit şarkıya, sayısız ödüle, coşkuyla geçen turnelere ve müzik tarihine altın harflerle kazınan bir kariyere sahip oldu. Grubun adı Agnetha Fältskog, Björn Ulvaeus, Benny Andersson ve Anni-Frid Lyngstad’ın baş harflerinin birleşimiydi. Aynı zamanda tersten okunduğunda da aynı isimdi. 2016’da tekrar bir araya gelip çalışmalara başlayan grup, 5 Kasım 2021’de Voyage adlı albümlerini, yani son yılların müzik piyasasındaki en heyecan verici haberlerinden birini dinleyiciye sundular.

ABBA şu an Mayıs 2022’de Londra’da gerçekleşecek ve albümle aynı ismi taşıyacak dijital konser serisine yoğunlaşmış durumda. Konserler Queen Elizabeth Olympic Park’ta özel olarak inşa edilecek ABBA Arena’da yapılacak. Altı akşam sürecek etkinlikte sahnede grup üyelerinin dijital versiyonlarına 10 kişilik canlı grup eşlik edecek. “ABBAtars” olarak adlandırılan dijital versiyonlar, Star Wars’un yaratıcısı George Lucas’ın görsel efekt şirketi Industrial Light and Magic tarafından tasarlanmış. 850’den fazla kişiden oluşan ekip, bugün 70’lerinde olan müzisyenleri hareket yakalama teknolojisiyle yeniden yaratmış.

Dünya çapında 400 milyona yakın albüm satan bir grubun hem muhteşem hem de tuhaf bir geri dönüşü bence bu. Sahnede canlı kanlı beklenen üyelerin değil de, dijitallerinin ya da belki de tam anlamadığım hallerinin olduğu bir ‘şey’. Ama artık belki de bu tür performanslara alışkın olmamız lazım. Hologramlar, dijital müzisyenler ve aklımıza tam olarak gelmeyen ya da benim gibi gelmesinden korktuğum fikirlerin olduğu konserler…

Son zamanların en heyecan veren haberlerinden biri ABBA’nın geri dönüşü. 40 yıl, koskoca 40 yıl. Tarzlarını bozmadan yayınladıkları 10 şarkı. Üstelik bence magazin tarafında, eski karı-kocaların bir araya gelişi. Bir an düşündüm, Türkiye’de böyle iki çift bir grup kursaydı, sonra boşansaydı ve yıllar sonra tekrar bir araya gelseydi… Sanki imkansız olurdu. Kesinlikle imkansız olurdu. Bu da galiba bize İsveç armağanı. ABBA’nın geri dönüşüne şapka çıkartıp alkışlama zamanı. Jenerasyonlar ötesi bir grup, ölümsüz bir sound. İyi ki varsın ABBA!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.