Haftalık Bağımsız Gazete 02 Mart 2021

Batuhan Mutlugil’in Yadigar’ı


Melis DANİŞMEND

Melis DANİŞMEND

Okunma 21 Ocak 2021, 18:23

Kökleri 20 yıl öncesine dayanan Duman’ın solo albüm çıkarmamış tek üyesiydi Batuhan Mutlugil. Ta ki, takvimler 15 Ocak 2021’i gösterene kadar. 90’lardan beri kendine has bir yol izleyen grubun ünlü gitaristinin bir albüm hazırlığı içinde olduğunu duyuyorduk. Geçen yaz hız kazanan bu sürecin ilk meyvesi Aralık 2020’de yayınlanan single Bambaşka oldu. Sonunda da yeni yılla birlikte bilhassa tutkulu Duman fanlarının sabırsızlıkla beklediği dokuz şarkılık Yadigar (Garaj Müzik) karanlıktan çıkıp yüzünü gösterdi.

Bu vesileyle dönemin şartlarına uygun şekilde Zoom üzerinden Batuhan’la bir araya geldik. Henüz beş günlük albümüne gelen yorumlardan memnundu. Röportajdan sonra evden çıkıp stüdyoya gidecek ve şarkılarının provasını yapacaktı. Geçen yaz Kadıköy’deki Stüdyo Pür’de Caner Üstündağ (bas gitar) ve Utku Ünal’la (davul) birlikte hücum kayıt şeklinde kaydedilen bu albüm, onun ilk solo çalışması ve aynı zamanda da sesini ön planda duyduğumuz ilk kayıt. Yıllardır Duman konserleri ve kayıtlarında geri vokal yapan Batuhan, bu ilk tecrübesiyle ilgili konuşurken, “Aslında şarkı söylememek için elimden geleni yaptım. Kafamda başka planlar vardı ama sonra iş başa düştü” diyor. Evde kendi bestelerini kaydederken şarkı söylemeye alışkın olsa da, stüdyoda vokal kaydı yapmak ona göre bambaşka bir şey. Yine de onun için önemli olan, şarkının ruhunu istediği şekilde verebilmek olmuş. “Evde ezelden beri kayıt yaptığım için yabancısı olduğum bir konu değildi şarkı söylemek ama kolay mı, değil. Hani sesini çok seven tipler vardır ya, onlardan da değilim. Çok iyi bir şarkıcılıktan ziyade o parçanın ruhunu yansıtabilmekti önemli olan. Onu bulduğum yerde ‘tamam’ dedim” diye anlatıyor bu süreci. Aslen şarkıcı değil, gitarist olduğunu vurgulasa da son derece temiz gelen sesi zaman içerisinde belki de çok daha farklı kayıtların habercisi olacak gibi. 

15 Ocak yani albümün yayın tarihi yaklaşırken (ki fiziksel albümün neredeyse hiç rağbet görmediği bir dönemde Yadigar CD olarak yayınlandı, baharda da plak gelecek) Batuhan’a ne hissettiğini soruyorum. Şöyle yanıt veriyor: “Bunca zamandır Duman’la birlikte yaptığımız albümlerde ordu gibiyiz. Ön planda savaşanlar var, yanda savaşanlar var, birisi yaralanırsa öbürü devam ediyor, vs. Burada ise tek başınasın. Haliyle Duman albümlerine göre çok üst düzey bir heyecan vardı. Bir sürü açıdan. Bir kere dediğim gibi ben şarkıcı değilim, sonra söz, beste, aranjman, bir sürü yük bendeydi. Gerçi Caner Üstündağ’ın çok büyük desteğini aldım ama sonuç olarak tek başına bekliyorsun, sevilir mi sevilmez mi… Gerçi kimse sevsin diye de yapmıyorum açıkçası” diyor. Kimse sevsin diye yapmıyor belki ama Duman o kadar güçlü bir isim ve onun hayatında da o kadar büyük bir yeri var ki, ister istemez, “Solo albüm yayınlarken Duman’ın gölgesi oluyor mu tepende?” sorusu geliyor aklıma. “Zor bir şey” diyor. “Bir tarafta 20 yılı geçmiş bir grup var, kapı gibi orada duruyor. Onunla kıyaslamaya maruz kalıyorsun. Kıyasladıkları gitarist sonuç olarak ben olacağım, onda bir sıkıntı yok (gülüyor); solist olarak 20 senedir yanımda Kaan var, onunla kıyaslayacaklar falan… Düşünmedim değil ama çok fark etmiyor benim için. Biliyorsun 20 yıldır benim klasik Telecaster’ı, aynı ekipmanı kullanıyorum, zaten o sound’u duyacaklar. E besteler desen, sonuç olarak uzayda bir grupta çalıp da buraya gelmedim, kafalar aynı. Zaten o müzik beni doyurmasaydı başka grupla müzik yapıyor olurdum. Bu albüm böyle oldu. Bunun yanı sıra ileride sadece gitarlı albümler de yapacağım. Bu şarkılar biraz doyuma ulaştıktan sonra da ara ara tekliler yayınlayacağım. Hepsi kafamda tek tek planlı halde.”

Kapağında yıllar önce Caddebostan’da bir arkadaşı tarafından çekilen, oğluyla birlikte bir fotoğrafının olduğu Yadigar’ın adının hikayesini sormadan olmaz. “Yadigarın anlamı hatıra. ‘Bu da benden yadigar’ gibi aslında. Basit, en düz mantık bu. Böyle isimlendirmek istedim. Kafamda yeni şeyler yapmak üzere planlar var ama yarın da ne olacağı belli değil. Burada da kalabilir, devam da edebilir. O yüzden şimdilik bu bir yadigar olarak kalsın istedim.”

Yadigar’ın çıkış haberini aslında hiç beklemediğim bir yerden, Instagram’dan aldım. Beklemememin sebebi, Duman üyelerini düşündüğümde hiç yan yana bağdaştıramadığım bir mecra olmasıydı. Haberin öznesi Batuhan Mutlugil’in resmi hesabıydı bunu duyuran. Bir dönemler cep telefonuyla bile pek arası olmayan grup elemanlarından Batuhan ve Ari’nin artık Instagram hesapları var. “Kafa yapın mı değişti yoksa yeni bir albümün duyurulma yolunun illa ki sosyal medyadan geçtiğini mi gördün?” diye soruyorum, “Yüzde yüz o kısım” diyor. “Orayı şahsi hesabım olarak görmüyorum. Batuhan Mutlugil’i bir proje olarak düşünürsen o projenin Instagram’ı gibi. Dünyanın değiştiğine ben de ikna oldum artık. Duman’la en son sekiz sene önce albüm yaptık, mecralarla ilgili inanılmaz bir değişim var” diyor. Onu şöyle bir selfie çekip koyarken görebilir miyiz peki? “Öyle göremezsin ama ara sıra köpeğim Junior’la fotoğrafım oluyor. Daha çok gitarla ilgili birtakım planlarım var, ara sıra çaldığım şeyleri atıyorum. Ama ana hedef, bu projenin konserleri olduğunda oradan bildirmek, insanlara duyurabilmek” diyor.

Batuhan köklü bir Kadıköylü. Erenköy’de büyüyen ve buralardan çokça beslenmiş bir müzisyen. Ne ifade ediyor onun için Kadıköy? “Benim için yaşamın ta kendisini ifade ediyor” diyor ve devam ediyor, “Her sokağı, caddesi anılarla dolu. Birahanelerde, Akmar Pasajı’nda, Moda’da, Bağdat Caddesi’nde ayrı bir geçmişim var. Tabii ki Fenerbahçe stadımız orada, onun yeri bambaşka. Çocukluğumda yelkenli yaptığım Fenerbahçe Kulübü, deniz, Kadıköy insanları, Atatürkçü kesimin oturduğu ve huzur bulduğumuz yerler… Şimdi başka hiçbir yerde bu tadı alamıyorum. Ait olduğumu hissettiğim yegane yer” diyor.

Yadigar bana göre bir 90’lar albümü. Ama 90’lardaki İstanbul ile ilişkilendirdiğim bir albüm. O dönemki Beyoğlu sound’u, o dönemki insanlar, hisler, bakış açıları, bir tür gerçeklik. Belki de Batuhan’ın babası Batu Mutlugil’le beraber sahne aldığı Blue Blues Band’e, Yavuz Çetin’e, Kerim Çaplı’ya, eski günler ve dostlara, bahsettiği Kadıköy sokaklarına ve hatta kendine bir tür el sallayış gibi. Tıpkı adı gibi yani. O günlerden ‘Yadigar’…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.