Haftalık Bağımsız Gazete 27 Ekim 2020

‘Aynen kanka sıkıntı yok’ ve sabır testi şarkılar


Melis DANİŞMEND

Melis DANİŞMEND

Okunma 24 Eylül 2020, 13:34

Uyumaya çalışıyorum ve ileride deniz kıyısındaki bir bardan çok uzun zamandır duymadığım tanıdık bir şarkı yükseliyor: “A little bit of Monica in my life / A little bit of Erica by my side / A little bit of Rita is all I need / A little bit of Tina is what I see / A little bit of Sandra in the sun / A little bit of Mary all night long / A little bit of Jessica, here I am / A little bit of you makes me your man…” Uyku ile arama kara kedi gibi giren bu şarkının adı ampul gibi kafamda yanıyor: Mambo No. 5. Ben, “Ay ne fena bir şarkıydı bu!” diye düşünürken turist olduklarını tahmin ettiğim bir grup kadın ve adamın sevinç çığlıkları attığını duyuyorum (çığlık stilleri ülkelere göre değiştiği için turist olduklarını anlayabiliyorum). Bir anda zamanında sahillerde fırtınalar estiren ama benim tüylerimi diken diken eden şarkılar kafamda zincirleme şekilde dolaşmaya başlıyor: Bir işkence yöntemi olarak kullanılabilecek Coco Jambo, Ecuador… Fakat hepsini geride bırakıp ipi tur bindirerek göğüsleyecek olan tek bir şarkı var aklımda: Barbie Girl. 1997 yılında Aqua adlı grup tarafından piyasaya sürülen bu şarkıyı dinlerken çelik gibi sağlam sinirlere sahip olmak gerekiyor. “Bir insan evladı böyle bir şarkıyı neden yapar, neden neden?” diye Türk filmlerinde yankılanan Cüneyt Arkın sesi gibi oluyorum bu şarkıyı dinlerken. 

Ertesi gün şarkı travmamdan uyanıp da Twitter’a baktığımda, son dönemlerde sıkça duyduğum ve saçlarımı elektrik çarpmışçasına diken diken eden bir söz çıkıyor karşıma: “Boş yapma!” Yüce Rabbim, bu facia söz ne zaman, nerede, kim tarafından bulundu? Neden yayıldı? Neden bayıldı milletimiz bu söze? Ben bunları düşünedururken bu konuda yalnız olmayabileceğim aklıma geliyor. Hemen en büyük denek grubum olan dostlarıma başvuruyorum. Ve daha sonra da sosyal medyadan takipçilere. Sorular basit: 1- Son zamanlarda en gıcık olduğunuz söz nedir? 2- Hayatınızda tahammül edemediğiniz şarkı hangisi? Bir süre sonra bana kahkaha attıran mesajlar geliyor ve takıntı konusunda bir başıma çöllerde gezmediğim için mutlu oluyorum. Dilerseniz “söz ve müzik” başlığını farklı bir formatta incelemeye başlayalım:

Mini ankette başa koşan sözler sırasıyla: 1- Aynen 2- Boş yapma 3- Sıkıntı yok. Bunlar çoğumuzu, çoğunuzu belli ki komalık hale getiriyor. Ardından gelenler, ‘kanka/kanki/kardo’ (ben nedense ‘kanka’ya gülüyorum, komik geliyor), ‘süreç’, ‘duyar kasma’, ‘yükseldim’, ‘paydaş’, ‘yapıyor olacağım’ (Türkçe katliamı), ‘düştüm’ (ıhhh), ‘aşko’, ‘oki’, ‘kral’, ‘dewamke’, ‘patlatalım’, ‘yeni normal’… ‘Atıyorum’ diye başlayan cümlelere de deliren çok. Bir arkadaşım da illet olurdu bu kelimeye ve bir seferinde bir toplantıda karşısındaki kadının her cümle başında ‘mesela atıyorum’u kullanmakla kalmadığını, onlar adına bir şeyden bahsederken ‘mesela atıyorsunuz’ diyerek vitesi nasıl yükselttiğini anlatmıştı. ‘DM’den yürüdüm’, ‘Canım x (ör. Canım Alaçatı), ‘adamım’ın da düşmanları bol. 

Şimdi de müzik kısmına geçelim. Burada zevkler ve renklerin gerçekten tartışılmayacağı gün gibi ortaya çıkıyor. Arkadaş WhatsApp gruplarında da gördüğüm, birinin nefret ettiği bir şarkı için diğeri, “Çok iyi şarkıdır” yorumunu yapabiliyor. Fakat görüyorum ki, Barbie Girl konusunda kesinlikle yalnız değilim. Ruhumuzda bir yara olmuş bu eser. Ama onu solda sıfır bırakacak bir şarkı adayı daha geliyor cevaplarda: Eiffel 65 imzalı Blue. Şarkıdan daha fazla bahsetmek istemiyorum, fiziksel olarak acı çekiyorum düşünürken, öyle diyeyim. Twitter üzerinden gelen cevaplarda sıkça karşıma çıkan bir isim Tuğçe Kandemir oldu. Kendisi affetsin, duymamış ve dinlememiştim fakat Bu Benim Öyküm çok fazla zikredilmiş. Keza üst üste yazılan ve daha önce dinlemediğim Cennetten Çiçek (Zehra) ve Nimet’i (Didomido feat. Eglo E) dinleyip yakın dönemde 100 milyona yaklaşan ya da onun üstüne çıkan şarkılar konusunda dağarcığımı genişletmiş oldum. Bu kadar çok dinlendiğine göre çok da seveni var herhalde diye düşünüyorum. “Gitarlarını duyduğumda bir yere yumruk atmak istiyorum” yorumuyla gelen Serenade (Steve Miller Band) benim çok sevdiğim, yıllarca da grubum üçnoktabir’le çaldığım bir şarkı. Ama işte kiminde uyandırdığı his bu. Yanıtlarda yok yok. Kimi Youtuber şarkıları, kimi Chiki Chiki Ta diyor; kimi Crazy Frog şarkıları (bunu hatırlatmayacaktınız), kimi de Gel Gel Sarışınım… Liste o kadar karma bir liste ki, yeri geliyor Metallica’dan Whiskey in the Jar görüyorum, yeri geliyor Mustafa Ceceli şarkıları. Ankara oyun havaları diyen de var, R.E.M.’den Losing My Religion da. 

Bu yazıyı yazarken çok huzurlu bir bahçedeyim ve neden böyle negatif bir konu seçtim diye kendi kendime söylendim. Neticede ülkede ve dünyada her şey yolunda, değil mi canım! Neyse ben sevdiğim bir şarkı açıp bu konudan uzaklaşayım. Ne olsun? Hafif Müzik olsun. Vega usul usul çalsın: “Hafif müzik dinleyelim mi bu akşam? / Ki yarın hafif meşrep olalım ki yarın kolay olsun.”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.