Haftalık Bağımsız Gazete 14 Ekim 2019

‘Aydınlanma’ çağı üzerine…


Uğur VARDAN

Uğur VARDAN

Okunma 19 Eylül 2019, 12:56

Çok eski meseledir; sinema sonsuz bir kaynak olarak gördüğü edebiyata el atarak hazır metinleri bazen aynen bazen küçük rötuşlarla bazen de serbest uyarlama biçiminde perdeye taşırken okur dediğimiz tipolojinin doğal refleksleriyle oynar, onu ‘seyirci’ye çevirirken kendi kurallarını dayatır. Yani şudur tartışma: Bir kitabı okuduğunuzda yazarın tasvirini siz kendi muhayyelinizde yeniden tasarlar, kendi tasvirinize ulaşırsınız. O kitap size sinema yoluyla ulaşırsa artık sunulan karakterler, mekânlar, betimlemeler, yazarın yarattıklarının sizin zihninizdeki izlerinin oluşumu değil yönetmen ve senarist işbirliğinin yeniden yarattığı karakterler, mekânlar, görüntüler ve atmosferdir. Yani ortada artık bir ‘aracı’ vardır…

Tabii yıl olmuş 2019… Geride kalan tarihsel süreçte sinema-edebiyat işbirliği kötü örnekler kadar şahikalarını, başyapıtlarını vermiştir. Hatta kimi klasikler tozlu raflardan çıkartılıp popüler kültürün hafızasında yedinci sanat sayesinde çok önemli yerler edinmiş, çağdaş yazarlar yapıtlarının perdeye yansımasıyla onore olmuş, bazılarının da en önemli geçim kaynağı bu tür alışverişlerden sağlanmıştır vs. vs.

Ki derdim zaten bu eski tartışmayı yeniden alevlendirmek değil, asıl gelmek istediğim nokta sinemanın bu denli gelenekselleşmeyen ama işlevselliği bakımından önemini koruyan farklı bir refleksine, güncel bir film eşliğinde dikkat çekmek… Yedinci sanat zaman zaman bilim tarihinin kilometre taşlarını perdeye taşır ve okul hayatımız boyunca bazen birkaç paragraf bazen birkaç sayfa, hayatlarından ve icatlarından haberdar olduğumuz kişiliklerin öykülerine kulak kabartırız. Bu tür filmler hacimleri, dertleri, bakış açıları, durdukları ya da durmak istedikleri yerler itibariyle tarihi profillerin gerçek ya kurgusal portrelerini seyircisiyle buluştururlar. Bu buluşmada kimi zaman eski bilgilerimizin teyit edildiğini görürüz bazen de zihnimizdeki imajlarının yerle bir olduğuna tanıklık ederiz. Mesela ben kendi adıma Thomas Alva Edison’u okuduklarımdan ve bu bilim insanını sempatik bir portre olarak sunan, TRT ekranlarında izlediğim eski bir filmden (‘Edison, the Man’ / 1944 yapımıydı ve Spencer Tracy başroldeydi) hatırlıyordum. Daha sonra kimi yerlerde ihtirasına ve Nikola Tesla’yla olan rekabetine ilişkin bir şeyler daha okumuştum… Ama asıl olarak, bir iş insanı mantığıyla çekişmeye soyunduğu George Westinghouse’un hayatındaki öneminden haberdar değildim. Bu aralar salonlarımıza uğrayan ‘Elektrik Savaşları’ (‘The Current War’), işte bu rekabetin üzerindeki bazı perdeleri aralıyor. Yönetmenliğini Alfonso Gomez-Rejon’un üstlendiği yapım, öyküsünü 1880’de açıyor ve insanlığın en büyük buluşlarından birini Amerika sathına yaymak için çabalarken karşısında daha az maliyetle daha çok verim alan bir rakip bulan Edison’u ön cepheye sürüyor. Ama arka planında da genel bir ‘aydınlanma’ (!) serüvenini anlatma gayretine soyunuyor. Filmde ana ekseninde bir rekabetin izlerini sürüyor ve Tesla’nın iki kutup arasında gidip gelen hikâyesini de seyircisiyle paylaşıyor.             

‘Elektrik Savaşları’, yakın zamanlarda izlediğimiz ‘The Imitation Game’ ve ‘The Theory of Everything’ gibi yapımlarla aynı ailenin üyesi… Lakin sinematografik açıdan onlar kadar etkileyici değil. Fakat bu haliyle bile bilim tarihi açısından ele aldığı kişilikler eşliğinde, öğretici ve hatırlatıcı anlar ve detaylar içeriyor. Dolayısıyla Benedict Cumberbatch, Michael Shannon ve Nicholas Hoult üçlüsünün sürüklediği bu yapımı kaçırmayın derim… Günümüz insanının ansiklopediler arasında kaybolacak zamanı yok, sinema ayrıca bu açığı da kapatıyor!

Puan Cetveli

Kız Kardeşler .......................... 4

Eş Anlamlılar ......................... 3.5

Elektrik Savaşları .................... 3

Yıldızlara Doğru .................... 3.5

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.