Haftalık Bağımsız Gazete 06 Aralık 2019

Yarkın’lardan Anadolu caz tınıları

Yarkın Duo’nun Anadolu müziğiyle cazı harmanladıkları yeni albümleri “Anadolu’nun Renkleri” yayında…

Yarkın’lardan Anadolu caz tınıları
Gökçe UYGUN

Farklı geleneklerden gelen iki enstrüman olan piyano ve kemençeyi birlikte icra eden Nağme ve Baturay Yarkın kardeşler, yeni albümleri “Anadolu’nun Renkleri”ni dinleyiciye sundu. Kadıköy’de müzik dolu bir ailede doğup, kariyer yollarını notalar üzerinde kuran, 2016’den beri müzik yaşamlarına ikili olarak devam eden Yarkın Duo, 22 Kasım Cuma 18.30’da Kadıköy İskelesi’nde ücretsiz bir konser verecek.

 Yarkın kardeşlerle yeni albümü konuştuk.

  • Sizinle son röportajımızın üzerinden yaklaşık bir buçuk yıl geçmiş. Nasıl geçti bu süre sizler için müzikal anlamda?

Çok verimli ve çok yoğun bir süreçti. Besteler ve konserleri sürdürürken, ikimizin de hoca olduğu İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’ndaki derslerimiz de devam etti, ediyor. Ayrıca 2018’de Boston’daki Berklee College of Music’te Türk müziği, makamlar ve ritim yapısı hakkında Yarkın Duo olarak çağrılarak workshop verdik. Yine Boston, Indianapolis ve İtalya’da gerek Yarkın Duo olarak, gerek de içinde bulunduğumuz, Yo-Yo Ma’nın kurmuş olduğu Silkroad projesi kapsamında birçok konser verdik.

  • Anadolu’nun Renkleri albümünüzü 17 Mayıs’ta yayınladınız. One isimli ilk albümünüz Ekim 2017’de yayınlanmıştı yanılmıyorsam. Araya giren bu zaman yeni albüm yapmak için yeterli miydi, yoksa ağırdan mı aldınız?

Aradan geçen bir buçuk yıl albüm için tam zamanı olarak düşündüğümüz ve ayarladığımız bir sonuç.  Yaz aylarında diğer projelerle sahne aldık. Ayrıca 2018 Nisan ayı başında Baturay Yarkın’ın solo albümü Su raflardaki yerini aldı. Bizim için verimli ve üretimi bol bir süreçti. Ben de (Nağme) de o albümde iki eserde konuk sanatçı oldu; biri Baturay Yarkın’ın bestesi İstanbul ve Üsküdar’a Gider İken İstanbul türküsü. Bu geçen 1.5 sene içinde 3 albüm çıkardık, single ve yeni albüm çalışmalarımızı da ilerleyen zamanlarda paylaşacağız.

  • İlk albüm tamamen sizin beste/üretimlerinizdi. Bu albüm ise var olan şarkı/türkülerin düzenlemelerinden oluşuyor. 2 albüm arasındaki temel fark ve benzerlikler neler?

İki albüm arasındaki en temel fark enstrümantasyon; ilk albümde piyano ve İstanbul kemençesi vardı, Anadolu’nun Renkleri ise Baturay’ın triosu üzerine İstanbul kemençesi ile quartet bir yapıda. Yani ilk albümde iki müzisyen, bu albümde dört müzisyen çaldık. One albümünde Ankara adlı eserde babamız Fahrettin Yarkın konuk sanatçı olarak yer aldı; ayrıca Anadolu’nun Renkleri albümümüzde de babamız bir esere konuk oldu. ayrıca Murat Salim Tokaç tanbur ile, Yurdal Tokcan ud ile, Gürkan Çakmak duduk ile birer parçaya konuk oldular. Enstrümanların dışında, Anadolu’nun Renkleri’nde bize ait beste yok fakat sadece türkü değil, besteciler belli olan eserler de icra ettik. Piyano trio, kemençe, tanbur, ud, duduk, daire ve bendir için düzenlemelerin hepsi Baturay’a ait.

  • Anadolu müziğiyle cazı biraraya getirme düşüncesi nasıl doğdu sizde?

Anadolu müziği ve caz müziğini ilk olarak 70li yıllarda Okay Temiz, Özdemir Erdoğan, Tuna Ötenel gibi isimler bir araya getirmiştir. Biz de eserleri kendi duyduğumuz şekilde düzenledik ve kaydettik. Biz de yıllardır evin içinde beraber birçok farklı türde eserler çalıyorduk; ben İstanbul kemençesi ile klasik Türk müziği, Baturay da caz ve tango müziği icra ediyor. Babamızın da tecrübelerinden ve fikirlerinden yararlanarak bunu bir proje haline getirmek için adım atmaya karar verdik. Babamın kurmuş olduğu Yarkın Ritim Grubu ile Jack DeJohnette bir araya gelip CRR konser salonunda İKSV Caz Festivalinde konser vermişlerdi. 

  • Sonra biraraya getirdiniz ve neler oldu?

Caz müziği ve Türk müziğine uzak duran birçok insandan konser ve kayıtlarımızı dinledikten sonra çok sevdiklerini ve bu müzik türlerine yaklaştıklarını geri bildirim olarak aldık. Klasik Türk müziğine yakın olup caza uzak olan ve caz müziğine yakın olup Klasik Türk müziğine uzak olan insanları bir noktada birleştirdiğini gözlemliyoruz. Bunun, iki müzik türünü titizlikle ve geleneklerinden ödün vermeden birleştirdiğimizi kanıtlayan sevindirici bir sonuç.

  • Kimlerle çalıştınız albümde? Kalan Müzik’le anlaşmanız nasıl oldu?

Albümün tamamında kontrbas ve basgitarda Enver Muhamedi, davullarda Burak Cihangirli ile beraber çaldık. Ayrıca konuk sanatçılarımız, Türk ritimlerinde Fahrettin Yarkın, tanburda Murat Salim Tokaç, udta Yurdal Tokcan ve dudukta Gürkan Çakmak albüme renk kattılar. Kayıtlar ve editler için Ozan Sarıer ve Oğuz Öz ile, mix&masteringde ise Ozan Sarıer’le çalıştık. Fotoğraflar Ozan Sarıer ve Kalan arşivine ait. Ayrıca albümün basımında, albümün basım şirketi olan Kalan müzik çalışanları ile çalıştık.

  • Albümdeki eserleri asıl seçtiniz? Kriterleriniz neler oldu?

7 türkü, 3 saz eseri ve 3 şarkıdan oluşan bu albümde herkesin kulağında olan türküler, saz eserleri ve şarkılar seçmeye çalıştık. İki müzik türünde yoğun bir şekilde karşılaştığımız doğaçlama unsurunu göz önüne alarak kayıt aşamasında ve konserlerde bu eserleri icra ederken çok keyifli vakit geçirdik ve geçiriyoruz, bu da dinleyicilere yansıyor diye düşünüyoruz.

  • İlk albümde Ankara adlı bir şarkınız vardı, ben de ‘Bi Kadıköy şarkısı yapmayı düşünüp düşünmediğinizi’ sormuştum  ki sizler de buna olumlu yaklaşmıştınız, sorumu yinelesem..

Kadıköy parçası aklımızda, yakında duyabilirsiniz. Kadıköy ve Moda, konserlerimize ev sahipliği yapan birçok güzel mekâna sahip.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gülser ılgın - 2 hafta önce
Ben hem türk müziğini hem cazı çok severim harika bir albüm olmuş ellerinize sağlık başarılarınızın devamını dilerim