Haftalık Bağımsız Gazete 27 Mart 2019

8 Mart’ın gözleri ve sözcükler


Müge İPLİKÇİ

Müge İPLİKÇİ

Okunma 07 Mart 2019, 15:30

‘Sözcüklerse, özellikle kitaplarda bulunan sözcükler ketumdur.’  

Eskiden, yani epeyce eskiden, karşı yakanın (Avrupa)  duvarlarını süsleyen bir kadın vardı. O kadını otobüsle önünden geçerken tanımıştım. Kadının tek yaptığı asıldığı duvarın önünde külotlu çorabını son derece seksi bir biçimde çekmesiydi. Hayatı boyunca kaç kadın külotlu çorabını böyle çeker sorusu henüz kafamda uyanmamıştı. Şunu da anlayacak yaşta değildim sanırım: Giyilirken kaçan çorapların toplamı olma ihtimalimizin çok yüksek olduğu bir topluma doğmuştuk. 

Kadıköy yakasında, kısacası Körler Diyarı’nda ise işler pek de farklı gitmiyordu. Yaşadığımız o zaman diliminde bile kadınlara ödenen ücretin erkeklere ödenenlere göre neredeyse yarısı olma hali, o zaman da gerçeğimizdi. Kadınların ev içindeki meşruiyeti, üniversite mezunu olsalar dahi şiddete maruz kalması o zaman da vardı ve bugün vardığımız keskin virajlı yerlerin hazin ipuçlarını taşıyorlardı. Kısacası bugün ne değişmedi sorusuna, ne değişti sorusuna vereceğimiz cevaptan daha çok gerekçemizin biriktiği günler ve zamanlardı. Fikrimi soracak olursanız Avrupa yakasındaki o çoraplı kadının yansımaları Kadıköy kıyılarına da vururdu. Ancak şunu da teslim etmek gerekiyor ki seksenli yıllar, büyük çöküşler kadar filizlenmelerin de tanıklığını yapan yıllardı. O tanıklıklar ve çabalar olmasaydı bugün böyle bir yazıyı kaleme almam bile mümkün olmayabilirdi. Ancak daha fazlasını umma hayalim de vardı, ne yalan söyleyeyim!

Velhasıl o kadın, o çorabı, o duvar boyunca epey çekip durdu. Güzel bir kadındı. Verdiği mesajın, özellikle orta sınıf kadınına dair olduğu söylenebilirdi. Ancak bir seferinde şunu fark ettim. Demek çok fazla bakmışım kadına! Kadın o duvarın dibinde çorabını çekerken gözleri boşlukta asılı öylece duruyordu. Ne gören ne de bakan gözlerdi bunlar. Hiçbir yerdeydiler. Kör bakışın bir başka adıydılar. O zaman nedense kadının boş boş baktığı yerde çorap çekip durmaktan çok, aslında bir yerlerde gözlerini aradığını düşünmüştüm. 

Gözler

Gözler dendiğinde aklıma en çok düşen kitaptır Körlük. Jose Saramago’nun kocaman bir toplumun körlük içersine düşüşünü resmettiği kitabında tek bir kişi vardır gören: Bir kadın. Bir göz doktorunun karısıdır. Göz doktoru, kitapta görme yetisini ilk kaybeden insandır. Tesadüf değildir bu elbet. Buna karşın karısı sonuna kadar görür, bakar ve anlar. Bu da bir tesadüf değildir! Kadın bir yol göstericidir. Şifacıdır da. Ancak tüm bunlara karşın derin bir sessizliğin içersindedir de. Bulmuşken bulmamış gibi yapar, anlamışken anlamamış, çözmüşken çözmemiş... Kısaca tercihi edilgen kalmaktır. Başka bir deyişle görse bile, tercihi, neredeyse bir duvarın kenarında çorabını çeken başka bir kadının aradığı gözlerde saklıdır. Bir gün bulunacağı farz edilen o gözlerde. Bir gün bulunacağı umulan o gözlerde yaşamın gerçek hali ve tınısı da saklıdır elbet. Ancak o gözler, ne yazık ki boşluktadır ve sahiden aranıp aranılmadıkları da şüphelidir. 

Sahiden de o gözler bu beklentiyle, bu kaçışla, bu edilgenlikle o boşlukta bulunur mu? Kendisine ‘miş’ gibi yaşama ‘özgürlüğü’ sunulan o kadının özgürlükle ve yaşamla kuracağı gerçek bağ, bakabileceği, görebileceği en has bağ nerede ve ne zamandadır? Yaşamda mevcut değilse düşlerde midir bu boyut, yoksa kurguda mı?

Kitap boyunca hep şu soruyu sorarız biz okurlar. Bu kadar her şeyi anlamışken neden bu sessizlik be kadın? Gözlerinde bu ışık varken neden bu körlük? Bu karanlığa sığınış, bu sığınışı bir yaşam diskuru haline getiriş? Kendine ait olmayan kuralların kural koyucusu olmaya soyunuş hali, neden?

Neden yürüyüp gitmezsin?

Neden duvarlarla çevrili bir sonsuzluk ararsın?

Neden kendi yarattığın sessizliğin sesi olursun?

Neden giydiğin külotlu çorapta yekpare ayaksızsın? 

Neden bu ketumluk, kitapları anladık da yaşam ketum değildir ki; daha niye oyalanır, ne diye yürüyüp gitmezsin be kadın!

Ne gidiştir o gidiş! Bilmez misin, gidişinle, gölgeler diyarını ışıklar diyarına çevirirsin.

(Meraklısına: Jose Saramago, Körlük, Çev. Işık Ergüden, KırmızıKedi)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.